Yani orkestra günlerdir prova yapmış, timpanimer savaş davulu niyetine gümbür gümbür vurmuş, sinirler keman teli gibi gerilmişti... Hazır kemanlar da akort tutmuşken şişman kadın sahneye çıkıp şarkısını söylemeliydi ki bu soap opera muhteşem bir arya ile son bulsun..
Zorunlu Açıklama: Heidi'yi hiç görmediğimiz için kilosu hakkında yorum yaptığımız düşünülmesin, lütfen. Öte yandan sadece bir kez telefonda sesini duymuşluğumuz var ve o ses de herhangi bir aryayı seslendirmek için epey yetersizdi, o yüzden yukarıda yazdığımız "şişman kadın" ve "opera" tanımlarının sadece teşbih olduğunu ifade etmemiz yerinde olacaktır. :)
25temmuz'un Mr.Yer6'ya hoşt demesinin üzerinden iki, kendisine verilen yanıt nedeniyle ortadan kaybolmasının üzerinden bir saat kadar geçmiştir ki, Heidi gece saat 2:45 sularında tüm üst yöneticilere birer özel mesaj gönderir, bununla da yetinmeyip üst yönetim odasında aynı mesajı içeren bir konu açar!
Not: Mesajın Üst Yönetim odasına da açıldığını özellikle belirtmemizin nedeni, internet alemindeki en hoş görülmeyecek şeylerden biri olan özel mesaj trafiğini yayınlamakta olduğumuz düşünülmesin... (O işi daha sonra yapacağız! :)) Konu 3. kişilerin de izleyebileceği bir alana açılmış ve sır olmaktan çıkmıştır zira. Üstelik göreceğiniz gibi, Heidi'nin "ben ne utanacağım" diye deşifre ettiği şifreli bölüm sadece tarif edilecek, Mr.Yer6 tarafından alenen açıklanmayacak. Mr.Yer6 utanır doğrusu... :)
Açıkçası, tam bir bombadır bu imza olayı.. Yenilir yutulur lokma değildir. Kimse kayıtsız kalamaz böyle bir çıkışa.
Andersen ZıpZıplar konusunda tartışılırken konuşturduğu 6. hissini yine konuşturmuş, üst yönetim odasında yaşanan olayların pik noktasını yakalamayı yine başarmış ve nihai darbesini vurmuştur.
Vay canınadır! Ve elbette, vay halinedir Mr.Yer6'nın!
Gözlerinde şimşekler çakar ve bu elektrikli atmosferin ürettiği sesi insanların kulaklara eriştirinceye kadar kara kara düşünür Mr.Yer6.
İki tarafın artı ve eksilerini değerlendirir.
Ne yapmış, süreci etkileyecek hangi hamlelerin içinde major rol oynamış olursa olsun bu şekilde bir aşağılanmayı kimse haketmez, Heidi neden haketsindir ki? Sinirlenmekte haklıdır.
Peki, o güne kadar efendi efendi takılan Andersen ne olmuştur da birden canavarlık yapma isteği duyup, bu içgüdüye boyun eğmiştir? O gece dolunay mı vardır gökyüzünde?
Önce Andersen'in imzası üzerine yoğunlaşır.
"Hangi suda yüzsen zehirli bir forumanası" tanımı Andersen'in yüzdüğü başka sularda da aynı forumanası'na rastladığını işaret etmektedir adeta. Acaba, Heidi ile bu forum dışında bir geçmişi olabilir mi diye düşünür. Mesela Heidi'nin yöneticilik yaptığı anılarım.net'ten Çizgiliforum'a sarkmış bir bitmemiş iş? “Olasılık dâhilindedir” diye işaret koyar bu düşünceye.
Heidi ve saz arkadaşları tarafından başlatılan ve Andersen'den de destek alınan eksi rep yöntemiyle kaleden kaleye güvercin uçurulan günler üzerinden zaman geçmiş, geri adım atıp "yanlış anlaşıldığını" söylediği halde, Andersen'in bu imza değiştirme işine neden şimdi kalkıştığını anlamaya çalışır, Mr.Yer6. Acaba Heidi veya Oklitus ile Andersen arasında özel mesaj yoluyla tartışma sürmüştür de Andersen patlama noktasına mı gelmiştir? “Mümkündür” işareti koyar bu düşünceye de.
Andersen neden kendisini kündeye getirip yerden yere vuran Oklitus'u değil de Heidi'yi hedef tahtasına oturtmuştur? Forumun hassas karnını mı kaşımaktadır? Bir “olasılık dahilindedir” işareti de bu fikir hakeder.
Andersen'in imzasında yer alan şifreli kısaltma neyi ima etmekte ve ne anlama gelmektedir acaba? Mr.Yer6 hemen internette bir araştırma yapar ve iki kaynakta bu şifreli kısaltmanın açıklandığını görür. Biri tıp ile ilgili bir site; tabibim.org diğeri ise; ekşi sözlük'te.
Erişilen bilgi Andersen'in Heidi'nin özel yaşamına dair bir fikri olduğu izlenimi yaratmaktadır. Eğer bu fikir, bilgi sahibi olmaya dayanmıyorsa tahmin üzerine dillendirilmiş demektir ve yine Andersen isminin geçtiği yerlerde karşımıza çıkan garip tesadüflere birini daha eklemektedir. Andersen kaşıyacağı yeri iyi bilen bir durugörü uzmandır adeta.
Mr.Yer6 Andersen'in online olduğu son tarihi kontrol eder. Saat 23:30 civarında (yanlış hatırlamıyorsam) forumu terk etmiş olduğunu görür. Andersen logout olmadan hemen önce bu naneyi yemiş olsa, üzerinden geçen süre 3 saat demektir ve imza değişikliği bir yöneticinin gözüne ilişene kadar bu kadar süre boyunca dolaşımda kalmıştır.
Ortalama online üye-misafir sayısı 4000 civarı olan bir forumda nasıl olmuştur da Andersen'in imzası dikkat çekmemiştir 3 saat boyunca? Fena boyutta bir sorudur bu! Mr.Yer6 triple soru işaretiyle değerlendirir bu bilinmezi.
İmza yoluyla hakaret etmek isteyen Andersen'in bu imza değişimini neden forumdan el etek çekildiği gece saatlerinde yaptığı, hakaretinin forum üyelerince görülebilmesi için neden çaba sarf etmediği, bu amaçla önüne gelen konuya yazıp o konuların forumda öne çıkmasını neden sağlamadığı gibi bir takım tutarsızlıklara işaret eden sorular da dolanır Mr.Yer6'nın kafasında. Andersen Heidi'ye hakaret etmek istiyordur da aynı zamanda bu hakaretin bir tek Heidi tarafından fark edilmesini mi hedeflemiştir? Garip bir durumdur ve ondan daha garip bir ruh hali yaşıyor olmalıdır Andersen.
Bir de yazım hatası farkeder Mr.Yer6. “Mustarip” olması gereken sözcük “muzdarip” olarak yazılmıştır. Forumda Andersen mesajları içinde bir araştırma yapar ve gerçekten de Andersen'in de bu sözcüğü “muzdarip” biçiminde bir kere kullandığını saptar.
İmza değişimini ilk farkeden kişinin imza sahibinin hedef aldığı kişi; Heidi olması, bu defa, Mr.Yer6'yı Heidi'nin bu keşfini yansıttığı mesajını inceleme altına almaya yönlendirir.
Andersen'in imzasında sözedilen zehirli forumanası'nı hemen teşhis etmiştir Heidi.
Andersen'in imzasında geçen şifreyi de çözmüştür. Belli ki Mr.Yer6'nın kaynaklarından biri olan eşki sözlük'te gördüğü açıklamaya o da ulaşmıştır. Belki de zaten bilmektedir, karar veremez Mr.Yer6, o kadar da önemli değildir zaten.
Heidi şifreli iki kısaltmada da geçen bir harfi çözümlerken iki farklı sözcüğe başvurmuştur. Bu sözcüklerden biri hakaret sözcüğüyken diğeri değildir. Hakaret sözcüğü her iki kelimeye de yerleştirilse metnin anlamı daha da ağırlaşmakta, hakaret olmayan sözcüğün her iki şifrenin açılımında kullanılması halinde ise metin biraz daha hafif bir hal almaktadır. Heidi şifreli metinde “kadın” sözcüğü yerine kullanıldığı anlaşılan harfi de daha banal bir ifadeye başvurarak çözme ihtiyacı duymuştur. Andersen’in ruh haline getirdiği bir yorum olarak değerlendirir Mr.Yer6 bu durumu. Her halükarda Andersen Heidi'ye nokta atışı yapmış gibi görünmektedir.
Heidi'nin anlamayan beyinler için yaptığı açılımın kimi kapsadığı da meydandadır.
"Bu sapığı seven ve savunan" çerçevesinde gönderdiği selamın da kime gittiği bellidir.
Ayrıca “namusun temizlenmesi” için bir çağrı vardır Heidi'nin metninde. Temizlik kimin görevidir ve nasıl yapılacaktır Mr.Yer6 için bir başka merak konusudur bu.
Savaşın sadece en sıcak çatışmasına odaklanan bu bakış açısıyla işin içinden kolayca çıkmak mümkün değildir. Gerçekte ne olduğunu görmeyi, kim haklı kim haksız ayırt etmeyi isteyen Mr.Yer6'nın bakış açısını genişletmesi elzemdir.
Son üç günü inceleme altına alır ve gördükleri hiç hoşuna gitmez...
Ama önce Heidi’ye bir Özel Mesaj gönderip hem üzüntüsünü bildirir hem de aklına takılan soruların bir kısmını değerlendirmesi için ona aktarır.
Bölümü bitirmeden bir kaç soru soralım, adet yerini bulsun...
Soru:
Vipcortist'te bu güne kadar okuduklarınız ışığında, aşağıdaki cümlede boş bırakılan yere sizce hangi isim gelmelidir?
İmzayı değiştirip Heidi'ye hakadet eden bence ................!
Soru:
Sizce, Heidi forum iç çatışmasına kurban mı gitmiştir?
• Evet, Kurban Heidi
• Elinde kasap bıçağı olan kurban hiç görmedim
• Üye kaydını Cebrail yaptırmamış mıydı onun?
• "Ablan sana kurban olsun" dediği andan itibaren kurbandır
• Hayır, Kur Ban Heidi
Bakalım Heidi Mr.Yer6'nın dert edindiği soruları değerlendirmeye alıp soğukkanlılığını mı koruyacak yoksa işler iyice çığrından mı çıkacak? Peki, bakış açısını genişleten Mr.Yer6 olayları çözümleme sürecinde hangi düşüncelerle boğuşacak, hangi fikrin en geçerli açıklama olduğuna karar verecek ve ne yapacak? Ya Oklitus? O nerede tüm bu işler olup biterken? Heidi'nin başı sıkıştığında her daim ve her koşulda hızır gibi yetişen Süpermod ne yapıyor?
Bu soruların yanıtı önümüzdeki bölümde...
Devam Edecek...

