Netekim, yeni yorum yazmak isteyenlerin de bu yeni sayfayı kullanmalarını rica ediyorum. Aksi taktirde ilk "Demedi Denmesin" başlığına yazılması halinde güme gidecek yazdıkları... Kaçırmış olabileceğiniz yorumların ekran görüntülerini bu "devam" sayfasına taşıyor ve uyararak sorunu saptamamızı sağlayan arkadaşa teşekkür ediyorum.http://g1210.hizliresim.com/12/l/f1qjl.jpg


http://f1210.hizliresim.com/12/m/f2cfx.jpg
YanıtlaSilyukarıda ki resimde görülebileceği gibi sayfanın en altında "daha fazlasını yükle" denilince tüm mesajlar görülüyor aslında kayıp yok...
ehe.. acemi blogmaster olunca çözümlerim biraz dolambaçlı oluyor tabi.. :) ama hemen göze ilişmeyen bir seçenek oluşu, yine de bir mania oluşturuyormuş yeni yorumların okunmasına. neyse, zaten yeni başlık açılmaması halinde sayfanın iyice şişeceği ve takibin güçleşeceği aşıkardı, vesile oldu bu durum..
Silbilgilendirdiğin için de ayrıca teşekkür ederim filmografi...
ben aynı butona basınca görüntülenmiyor alt kısımdaki mesajlar buna güvenmeyiniz yeni konu başlığı açınız yanıtlar uzayınca.
YanıtlaSilDense ne olur denmese ne olur yine aynı ta aynı hamam olduktan sonra.Hani bir söz vardır.''Anlayana sivrisinek saz,anlamayanaa davul zurna az''Çizgiliforumda bazıları hala aynı modda devam ediyor.
YanıtlaSilFuzuli'nin dediği gibi; "Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil".. Yani fuzuli işler gibi sanki. :) Amaaann, biz vazifemizi yapalım da...
Silhttp://g1210.hizliresim.com/12/l/f1qjl.jpg
YanıtlaSilYzıyı yazan kimse vip olmadığı halde bu kadar engin görüşe nasıl sahip olmuş.Çok merak ettim.Bunu yazan bence forumdaki ikinci adlılardan birisi.Aklıma şu sinema filmi geldi.Hani ismi '' 3 harfliler'' mi öyle birşeydi cinlerle ilgili bir türk filmi.Hey yarabbim daha neler göreceğiz bakalım.Ben böyle ali cengiz oyunlarını bir tek dallas dizisinde hatırlıyorum.Bu çf yabancı dallası fersah fersah geçecek bu gidişle.
Aslında ÇF'nin kaynakları çok geniş. Lakin bu kaynakları paylaşım formunda foruma akıtacak kanallar dar. Bu darlık içinde elinde büyük bir birikim bulunduran aynı karakterin bir farklı mahlas ile ikinci-üçüncü bir çeşme varmış izlenimi yaratmaya yönelik girişimlerde bulunması da normal. Zira görüntüyü kurtarması gerekiyor forumun. Tüm olup bitene tınmayan insanların halen foruma aktığı, hiç bir şeyi dert etmediği izlenimi yaratılmalı. Bu başarılırsa izlenim olarak başlayan bu hal, gerçeğe de dönüşebilir. Gerçekten de hiç bir şeyi umursamayan veya haberi dahi olmayan bir sürü insan vardır zaten. Mesele bu insanları yeni görünümü verilmiş kaynaklardan akan memba suyuna odaklamakta. İlla da paylaşım yapması gerekmiyor bu kaynakların, biraz entelektüel duyarlılık içeren mesajlar yazmaları, "yanınızdayız" demeleri filan da önemli. Emin olun, aynen buradaki bizler gibi, orada yönetici koltuğunda oturduğu halde yeni peyda olan bu sanal tiplemelerin gerçekte kim olduğunu bilmeyenler vardır. Elbette onlar da tahmin yürütüyorlardır ama aşa su katmak gibi bir hamle bekleyemeyiz onlardan. Siz "dallas" demişsiniz ama aslında katakullinin niteliğini değerlendirmek yerine, bir basamak ileri sıçrayıp, bi nevi "kendin uydur kendin inan" gibi manik bir pozisyona doğru yol aldıklarını söylemekle yetineceğim ben. Umarım bu haleti ruhiyeye fazla kaptırmazlar kendilerini.. Gerçi burada yazılanlara dışardan bakanlar, aynı manik haletin vipcortist'te de olduğunu düşünebilirler. Düşünsünler. Ne gam! :)
Silhttp://www.cizgiliforum.com/showthread.php?t=273
YanıtlaSilBaşka rescanları da var ama çöpe atılan ilk eski tarama bakunin'in
Bakunin sen bu işi yapamıyon oğlum, taramaların çöplerde sürünüyor:)
Olta mı atıyorlar
Amaç kıllatmak mı
Durumlar gergin mi
Cizgidunyası gibi alternatif tarama diye link konulmasındansa eski taramanın çöpe atılması daha iyi, ama neden NN1 çöpe atılmadı ayrımcılık neden?
Bakunin'e karşı gerilim unsuru yaratmak amacıyla düzenlenmiş bir eylem olduğunu sanmıyorum. Aksine, dostluk gösterisi bile olabilir. Malum, ÇD'nin temel savlarından biri de, siz de bizim paylaşımlarımızın üzerine oturdunuz, şeklindeydi. Bir yerden başlamışlardır belki; yavaş yavaş tazeleri gelen taramaların rakip forumla çatışma noktası olan paylaşımların yerine geçirilmesini olumlu yönde atılan bir adım olarak da görmek mümkün.
SilAma mesajınızda altını çizmek istediğim bir nokta var. ÇF artık öyle bir algılanış noktasına gelmiş ki, o sistemin içindeki insanların iyi niyetle bir eylem içinde bulunacağına inanç tamamen yitirilmiş. Sizin ve benzer şeyler yazan arkadaşların temelde örtüştüğü nokta bu kanımca.. ÇF'nin tüm kredisini har vurup harman savurduğu!
ÇF zamanında çok yanlış yaptı.
YanıtlaSilÜç Tommiks iki teksas taraması üzerine ne kavgalar koptu
ÇF'de 40-50 üye aktif ÇD'de daha fazla. Zamanında linkler açılsaydı üyeleri ÇD'ye sürmek yerine, oluşacak çizgiroman kardeşliğinin sinerjisini aklınıza getirin
ÇF şimdi dahi doğru işleri yanlış şekilde yapıyor. Yukarıda yazdığım şeyi de boşuna yapmadılar herkesin farkedeeğini biliyorlardı.
Amaç iyi mi kötü mü zaman gösterecek.
Yine temel sorun, iyi ve kötü kim için iyi ve kötü? eğer eylemin hizmet ettiği kitle küçülüyor ve bencilliğe yaklaşıyorsa eylem, evrensel anlamda kötülüğe yaklaşıyordur, ama eylemin hizmet ettiği kitle büyüyor ve çoğunluğu kapsayıca bir niteliğe bürünüyorsa, işte o zaman iyilik de ortak kabul edilebilirliğe yaklaşmış demektir. bir tarafta bencillik, diğer tarafta çoğunluğun yararı. yani kendinize yaptığınız iyiliğin kimseye bir faydası yoksa, başkalarına kötülük yapmakla geçiriyorsunuzdur zamanınızı. aslında bu kadar net mesele.
Silhttp://f1210.hizliresim.com/12/n/f3cv9.jpg
YanıtlaSilgüzel bir derleme olmuş.
Sil''http://f1210.hizliresim.com/12/n/f3cv9.jpg''
YanıtlaSilİzninizle o resimde kinowa'ya itirazım var.Çünkü bildiğim kısmı ile kinowa çd'nin üyesidir.Ha ayak oyunları için yeni mahlas almışlarsa ona bir şey diyemem.
Sayın adsız 17.02
Silkinowa ile KİNOVA aynı üye değil.
Lütfen biraz dikkat.
derleme, "bu kişi, aynı zamanda bu bu yan karakterlerdir" iddiasını kesin bir şekilde vurgulamaktan ziyade, "dikkatli gözlerin şüphelerini üzerine çeken kişiler bunlar" diyor sanırım. ıskalama payı var elbet, ama tam onikiden vurdukları da var, orası kesin. :)
Silişin ilginci, forumdaki son günümde "kendi olmayan kimse olamaz" deyip oklitus'un yan karakterlerini banladığımda, onun da "adminlerin diğer üyeliklerini de banlasana," demekte haklılık payı varmış meğer. maşallah ben de bir atışta amma çok kuş vurmuşum yav.. :) hal böyleyken bu kuşlar elinde sapan tutan adamı sevmezler tabi. :) öte yandan bu kuşların yeni yumurtalar üzerine yine kuluçkaya yatmış olduklarını görmek doğal dengeyi korumak için elinde sapanla dolaşan insanları da gerekli kılıyor, malesef.
Bence Türkiye'de Cizgiroman internette dahi çok dar bir alanda.
YanıtlaSilTürkiye'deki paylaşım mantığı ise esnaf zihniyetini iki gıdım geçemiyor.
Yorumlarınızın bir kısmını okudum fakat çizgi diyarı da çizgiliforumdan bir adım önde değil.
Açıkçası elimde serinin bir kısmı varsa ve bu serinin devamını istiyorsam bir portal oluşturup kapalı bir paylaşım yapabilirim.
Ya da paylaşımı torrent ile hızlı bir şekilde anonimleştirir ve herkese açarım.
İkisinin arasında olmak tam anlamıyla saçmalıktır.
Eğer çizgiromanda film kadar izlenen tutulan bir şey olsa idi ortalık torrenten geçilmeyecekti bu bir gerçek.
Paylaşım torrent olmadığı sürece internette bir kaynağın ömrü asla uzun olamaz.
Çizgi Diyarı kapandığı anda paylaşım da biter. Ya da birileri yaptığınız yasal değil diye tepelerine bindiği anda.
Mesela bununla ilgili örnek bir tartışma:
http://www.cizgidiyari.com/forum/genel-duyurular/51854-kirik-linkler-2.html
Gördüğünüz gibi yönetici son derece saygısız ve umarsız.
Kırık link butonu birkaç msj önce kullanıcıya teşvik ediliyor. Bir kaç msj sonra ise hakaret ediliyor.
Akadaş medeniyet diyor oturuyor yerine. Açıkçası iyi dayanmış, ben bu yaklaşımı o kadar iyi niyetle kaldıramam şahsen..
Bu saçmasapan tartırşmaların doğması hep internetteki şark zihniyetimizdir. Çizgiroman özgürleşecekse torrent şarttır diyorum.
Böylelikle paylaşım her daim yaşar.
Bu arada onca emek ne olacak kolay kolay vermem diyen arkadaşlarda haklılardır. Bu sebeple kapalı paylaşım her zaman özgür tercihleridir.
Fakat ne ÇF ne de ÇD asla bundan daha fazla ilgi sahibi olacaklarını zannetmiyorum ve yasal sınıra takıldıkları anda ömürleri de bitecektir diye düşünüyorum.
Forumlarda linklerin kim tarafandına yenileneceği her zaman sorun oluşturuyor. öncelikle paylaşım yapanın sorumluluğu olduğunu düşünüyorum, ancak onların onarım girişiminde bulunmaması halinde bölüm yöneticileri, onların elinde olmaması halinde de diğer üyeler devreye girmeli.
SilDiyarı'ın kırık link bildirme butonu, aslında "yöneticiye şikayet et" butonunun farklı bir versiyonu. Böyle olunca kırık link bildirimi de doğrudan bölüm yöneticilerine gidiyor. Haliyle ard arda gelen "şikayetler" biraz can sıkıyordur.
İşin yönetici algısı tarafını kendi deneyimlerin doğrultusunda biraz açıklarsak belki konu daha netleşebilir.
Uzun zaman önce kırık link konusunda bir girişmim olmuş ve kendi bölümümde tarafımdan daha önce indirilMEmiş ve zaman içinde kırılmış linklere dikkat çekmek için konuları kilitleyip, altına "link yenilenene kadar konu kapalıdır," ibaresi koymaya başlamıştım. Bunu yapmadan önce de konuyu açan kişilere linklerinin kırıldığına dair mesaj atmış ve yenilenmesini rica etmiştim. Ancak, link sorunu içeren konu başlığı o kadar çoktu ki özel mesaj yoluyla çözülemeyeceği aşikardı. Zaten özel mesaj ile bulunduğum taleplere yanıt verip linklerini yenileyen "tek" üyemiz olmuştu ve bu da bu tür bir yöntemin çözüme götüren yol olmadığını gösteriyordu.
Bu uygulamamın sorun haline dönüşmesi bir kaç gün sürdü. :)
Halbuki benzerleri daha önce yapılmış, kimileri tarafından linkler yenilenmiş ve konular açılmıştı. Oysa kırık linklerin bildirildiği bir sayfa dolusu konu başlığı forum gösterim sırılamasında önlere tırmandığı için ve belki de daha önemlisi, kırık link içeren konular arasında diğer yöneticilerin paylaşımları da yer aldığı için bu uygulamadan vazgeçmemi ve rahatsızlık düzeyini bildiren bir tartışmanın içinde bulmuştum kendimi. Sonrasında burada adı sıkça geçen bir yönetici kırık linklerin saptanmasında ve büyücek bir kısmının yenilenmesinde yardımcı olarak işin tatlıya bağlanmasına vesile oldu.
Açıkcası bu tür ortamlarda herkesi %100 tatmin eden bir "doğru tavır" biçimi yok galiba. Kişiler, benlik algılarına, foruma ve foruma katılan üyelere-yöneticilere bakış biçimine göre bir davranış biçimi belirliyor ve ona göre harekete geçiyorlar. Çoğu zaman da eylemlerin ardında kötücül bir yakaşım olabileceği endişesinden kaynaklanıyor yöneticilerin tepkisel tutumları.
Andersen örneğinde olduğu gibi "karşının taksisi" olduğu için birilerinin kırık link bildirme girişimlerini huzursuzluk çıkarma yöntemi olarak seçtiğini düşünenler çıkabiliyor. Aslında açık söylemek gerekirse, bir bölümdeki işleyişin çok da yolunda gitmediğinin göstergesi olarak algılanıp, kırık link bildirimi yapan kişinin bölüm yöneticisini suçladığı veya küçük düşürmek çabasında olduğu şeklinde bir savunmacı tavır neden oluyor böyle tepkisel söylemlere.
Halbuki açıklık, en samimi ve çözüme götüren en kolay yol olsa gerek.
Kişi "elimden bu kadarı geliyor," diyebilmeli ve yardım istemekten çekinmemeli. Kırık link bildiren her kişiyi de kendisine karşı bir söylem dile getiren "karşıt" olarak görmemeli. En azından münasip bir lisanla iletişim kurup işleyiş hakkında muhatabına bilgi vermeli, ortak bir paydada buluşabilecekleri bir yol arayışına girmeli. Ben yöneticiyim sen üye gibi sınıfsal bir bakışla, dediğim dedik bir tavra veya kırıcı bir üslupa yönelmemeli. Ama her zaman mükemmeli arayacak durumda olamayabiliyor insan. Üstelik muhatabın da her zaman mükemmel arayışında olmadığı durumlar da yok değil. :)
Devamı var...
Devam...
YanıtlaSilTorrent meselesine gelince...
Paylaşımların uzun ömürlü olmasına yararı dokunsa da, o paylaşımın içerik, veya başka bir deyişle bilgi kısmını ihmal ettiğini düşünüyorum torrent yönteminin. Yani, ilgili neyi indireceğini, indirim tamamlandığında kalite açısından ne durumda bir nüshayla karşılaşacağını kestiremiyor. Halbuki forumlarda, tarama sayfasından örnek görmek, yapılan yorumlar gibi bir çok aydınlatıcı unsur eşliğinde gerçekleştiriyor indirme işlemini. Bu anlamda, torrent yönteminin ilgilinin aklındaki soruları giderecek bir çözüm sunmadığını düşünüyorum. Sadece paylaşımı daha özgürce erişilebilir kılmaya yarar gibime geliyor.
Yine de seriler tamamlandığında blok halinde torrent yapılabilir. Veya haftalık-aylık periyodlarla konu bağlamı düşünülmeden tarama paketleri içeren torrent dosyaları yaratılabilir. Tabii ki forumların işine gelmeyeceğini ve tabi ki amacına da hizmet etmeyeceğini kabul etmeliyiz bu tür bir girişimin. Forum türü oluşumların sadece paylaşım üzerinden yürümediğini, bir bilgi platformu olduğunu, nabız tutmaya yaradığını, gerektiğinde bir etki gücü oluşturduğunu ve gerektiğinde bir baskı grubu yarattığını hesaba katmalıyız. Bu güç de ancak üyelerin devamlılığıyla sağlanıbilir ve sürdürülebilir. Paketler halinde torrent indirmeye yönelen ilgililerin bu güç oluşumuna katkı yapmayı sürdürmekte biraz daha çekinik davranacağını da kestirmek gerek.
Yani nesnel bir gözle bakınca forum ve torrent ikilisi yan yana pek uyumlu bir görünüm arz etmiyor gibi geliyor bana.. Ayrı mecralarda akan iki nehirdirler bence. Ama toprağın bereketi için su önemli. :)
Sayın Mr. Yer6
YanıtlaSilForum mantığı ile torrent paylaşımının yan yana duramayacağı konusunda size kesinlikle katılıyorum (ve özgürlüklerin çakışması hakkında biraz daha açılım yapmayı arzu ediyorum).
Bu sebeple herhangi biri ilk torrenti internete koyduğu anda bu tarz sitelerin sonu gelecek diye düşünüyorum.
Forumların genel kullanıcı profili linkteki örneğe tam olarak uyuyor.
Forumdaki üyeye bakarsanız kendisi üç dört yıldır üye (yöneticinin söylemine göre), fakat yönetici hakaret edene dek sadece bir iki msj atmış, atmaya da ihtiyaç duymamış.
Muhtemelen amacı herhangi bir paylaşımda bulunmak değil.
Arzu ettiği çizgi romana ulaşıp okumak.
Katılımcılığı da tam bu noktada başlıyor. Red kit ve Zagorlara ulaşabilmek için ne yapabilirim diyor. Eğer başka bir durum ortaya çıkmasa muhtemelen bir daha da forumda aktif bir davranışa girmeyecekti.
Fakat burada yanlış bir şey yok. Herkesin ilgi algı derecesine göre paylaşım yapması kendi özgürlüğüdür.
Bilgiyi paylaşıma açmak ise (yada sınırlı kullanıcı ile devam etmek) bilgiyi internete koyanın özgürlüğüdür.
Çağdışılık tam da bu noktada başlamaktadır. Çünkü bilgi alma özgürlüğü ile bilgi verme özgürlüğü aynı anda forum sistemi ile yürüyemez. Yönetici kullanıcı ayrımı, paylaşımın denetlenmesi buna izin vermez.
Onca tarama onca balonlamadan sonra (ki bence balonlama mühtiş bir olay) internete konulan bilgi için bence en değerli şey onun okunmasıdır.
Paylaşan kişinin ufak bir imzası, mail adresi değerini bilen okuyucular için altındır.
Şimdi herkes film izliyor ve altyazı için sitelere bakıyor.
Bu kişinin mükemmel bir sinema aşığı olup sergei eisenstein hakkında derin bir bilgi vermesi sinemada drama başlangıcı gibi konular hakkında yazması beklenmiyor.
Emeğe rep, teşvik mesajı vs istenmiyor. Ama yinede insanlar koskoca filmin metnini çeviriyor ki, bu iş bence balonlama ile eş seviyede benim için.Sonuçta filmi açıyoruz, mesela vay bee bunu da "eşşekherif" çevirmiş diyoruz (hakiketen baya bir çeviriyor) ya da farkında bile olmuyoruz.
Böylelikle dvxplant (ad bilerek yanlış yazıldı link izni var mı bilemiyorum) gibi siteler yaşayacak.
Şimdi bile gördüğüm bir kaç blog sitesi çok güzel balonlamalar yapıyorlar ve üstelik üyelik dahi yok.
Sonuca gelirsek bence çizgiliforum ve çizgidiyarı gibi forumlar ömürlerini en fazla bir iki yıl daha sürdürebilirler.
Köhne mantıkları ve sonu gelmez kavgaları ise yerin dibine batsın.
İnsanlar istediklerini aldıktan sonra kaçar gider buralardan.
Çizgi roman okumak her şeyden önce özgürlüktür.
Bence cesaretli birinin torrent sistemini hayata geçirmesinin zamanı gelmiştir.
(Format olarak Dvxplant çok iyi bir sistem olduğunuda düşünmüyor değilim)
devam..
Silhttp://www.cizgidiyari.com/forum/gorus-ve-onerileriniz/11091-cizgi-roman-paylasimi-ve-torrent.html
Burada da bir kullanıcıya saldırgan bir üslup kullanılmış (neyseki hakaret yok bu sefer)
Çizgi diyarı ve çizgili forum yapıları gereği, aynı olanların yaşayabileceği bir yer. Aynı düzeyde aynı istekte, aynı bilgide..
Çeşitlilik ve özgürlük maalesef bu diyarların çok uzağında.
@Adsız 19 Kasım 2012 14:43
SilBalonlama meselesi önemli bence de. Günün birinde tarayacak, tekrar tarayacak, tekrar yeniden tarayacak, yani taranacak bir şey kalmadığında çeviri balonlama can simidi olacak forumlara. O günler çok uzak gibi görünse de, o kadar da uzak değil. ufukta görüyorsak yakın bile diyebiliriz. netekim, çeviri, üstüne balonlama, bu aleme katma değer üretmek anlamına geliyor benim için de. o nedenle de hem bu yönde emek verenleri önemsemiş, hem de çorbada tuzum olsun istemişimdir.
divxplanet örneği de uygun. ilerde çeviri balonlamacıları veya daha geniş bir kapsamda tüm çr severleri bir araya getirecek böyle bir oluşum fikri heyecan yaratır sanırım. lakin iki konuyu göz ardı etmemeli. birincisi fim meraklıları ile çr severleri kıyaslayamayız. fil ile karınca arasındaki fark gibi bir uçurum var aralarında kitlenin boyutu bakımından. ikinci konu ise divxplanet gibi olaşumların dahi bünyelerinde bir forum barındırdıkları. çoğu kişi geri planda işleyen ve bu büyük oluşuma insan yetiştiren forum kısmının farkında değil aslında, ama yine de orada! gerek bilgi paylaşımı, gerek ed2k üzerinden dosya paylaşımı ve gerekse filmler ve teknik konular üzerine söyleşiler bu forum üzerinde cereyan ediyor. yani mutfakları forum kısmı, servis salonu ise divxplanet dediğimizde aklımıza ilk gelen altyazı indirdiğimiz bölüm.
özetle paylaşım ortamı forum ortamından bağımzık kurulabilir ama yine de geri planda işleyen bir foruma ihtiyaç olduğunu çıkarımlayabiliriz divxplanet örneğinden. hele ki daha küçük bir camia olan çizgiroman alanı, forum yapısını daha uzun süre gerekli kılacaktır sanırım. çr camiası içinde daha da küçük bir grubu oluşturan çeviri balonlamacılar da kendi blogları olmasına, orada faaliyetlerini duyurabilmelerine karşın, çalışmalarını forumlarda da lanse etmek ihtiyacı içindeler gördüğümüz kadarıyla. yani halen işlevsel olduğunu düşünüyorum, büyük insan gruplarının ziyaret ettiği forum gibi mekanların. ve hala birleştirici gücünün bölücü gücünden önde olduğunu, bu anlamda da halen yapıcı olduklarını...
@karakarga,
Silmalesef çoksesliliğe kulağı yatkın bir toplum değiliz. madem ses dedik, oradan gidelim..
kendi ürettiğimiz müziğe bakarsak tek sesliliğin hakim olduğunu, en iyi durumda bu tek sesin koro tarafından seslendirildiğini görüyoruz. Kötü mü? hayır, ezgi içimize dokunur ve sesler arasında ahenk olduktan sonra kötü değil. Kötü olan aradaki bet seslerdir herhalde. :)
yine de bazı kulaklar armoni arar. tek ses diye düşündüğümüz şeyin de aslında birden fazla tonda tınladığnı bilmek, hissetmek yetmez o kulaklara. demek istediğim bir do sesi, içinde hem do'yu hem mi'yi hem sol'ü barındırır. barındırır da bir arada tınladıklarında do'yu duyar kulak. halbuki diğer sesler de orada... yani sizi üzen do sesini duyuyor olsanız da forumlarda miler, soller de var, başka notalar ve akorlar da.. şimdi enstruman do akorunu basıyor, ama bir melodi çalıyorlarsa başka notalara da geçmeleri gerektiğini onlar da biliyor. orkestra üyeleri dahi katlanamaz biteviye giden bir tek sese... yangın düdüğü gibi..
yani dert etmeyin. bakar gözlersiniz, aynı tek sesi vermekte ne kadar kararlı muhatablarınız. ısrarla devam ediyorlarsa ya kulak tıkar ya da yeni ezgiler arayışına girersiniz. hepimiz için öyle değil mi zaten.
yalnız deneyimle sabit, melodi güzel de olsa, zamanla aynı şarkıyı dinlemekten usanıyor insan. kimi zamanda çatlıyor sesler.. ama olamıyoruz müziksiz. ha? ne dersiniz? :)
@Mr. Yer6
SilDivx Planet örneğini o sebeple vermiştim zaten.
Herkese cevap verebilecek bir ortam.
Gerçekten forum yapısını koruyabilecek ve paylaşımı vitrinleştirecek bir yaklaşım.
Divxplanet herkesin rahatça üye olabildiği bir ortam değildi ayrıca. (eskiden öyleydi şimdi durumu bilmiyorum)
Tek seslilik için güzel, aynı zamanda çatlak sesler için de eserleri görmek yeterli olduğundan bakacağı tek şey vitrinde olacak.
En nihayetinde ortaya çıkan eser, çizgi romanın sevilmesi ve yaşaması için bu kadar lafın üzerine çıkan en büyük değer.
Yoksa muhabbete gelen, bakıp giden, paylaşım yapan,trol atıp sataşan.. hepsi bir potada çatlar ve bu kavgalar da hiç bitmez.
(adsız ve karakarga'nın aynı kişi olduğunu varsayıyıyorum. yanlış anlamadım herhalde)
YanıtlaSilsırf meraktan soracağım sevgili karakarga neden birilerinden torrent paylaşımı açmasını bekliyorsunuz ki? buyrun her ne kadar ilk kurşun :) ( http://www.cizgiromanvekitap.com/index.php ) atılmış ve bir şeye yaramamış olsa da sizde arkasından bir kurşun daha atın bir forum kurarak verin elinizdeki çrleri torrent olarak.
sanırım sorun hep başkalarından bir şeyler beklemekten geçiyor. yönetici arkadaşlarımında günde 40-50 kırk link bildirisi alıp bıkıp bazen birilerine patlamalarını çok normal görüyorum. ben yönetici iken o kırık link mesajlarının son konular kısmını doldurmasından normal konuları göremiyordum.
ve şöyle bir gerçek var ki yönetici arkadaşlarım özellikle bir sürü işle meşgul olup bir de üzerine kendilerinin bile olmayan kırık linkleri düzelteceğim diye bir sürü vakit harcarken ne sizler gibi keyifle çizgi roman okuyabiliyor ne de muhabbete dalabiliyorlar. (he dersiniz ki "bana ne!" o zaman kırık olup ulaşılamayan linklerden de bize ne deriz. ulaşabileceğiniz zamanı bekleyin bir zahmet)
bence bazen hemen kızmadan ve ısrarcı olmadan önce bunu düşünmek gerek. he birde benim şahsi fikrimdir. 1 yıl üye olup (12 mesajı sadece kırık linkler ile alakalı olan) sadece bir kırık link yüklemesi olayında bu derece öne çıkan birisi birde üzerine torrent gibi içinde bulunduğu oluşumun mantığına aykırı bir yöntem ile ahkam kesiyorsa (ki biz torrent kullanıp bilen insanlarız tercih etmiyorsak nedeni vardır herhalde) ne diyeyim. bahsi geçen geçecek çeviri balonlama bloglarıda torrent tercih etmez. kimse de toplu link indirimini benimsemiyor. her sayı için beklenen ayrı yorumlar, paylaşımlar aslında. amaç bir muhabbet ortamında paylaşabilmek herşeyi.
diyar ya da çizgili farketmez aynı değerde aynı zamanı harcayan insanlar aynı tepkileri verecektir bazen usandıklarında (tek siz değilsiniz ki böyle, işte bazen size bazen bşkasına denk gelebiliyor çıkışma) anormal bir durum göremiyorum. sizden hiçbir şey beklemeden bir şeyler sunan insanları daha anlayışla yargılamanızı isterim mümkünse tabii.
2 yıl biçtiğiniz ömür daha uzun olacaktır emin olun. telif hakkı demişsiniz ama telif hakkı olmayan bir sürü çizgi roman mevcut ve bir gün telifler çok canımızı yakarsa o vakit sileriz teliflileri telifi olmayan o bir sürü çizgi roman denizine atlarız merak etmeyin.
torrent olarak avrupada toplu paylaşılanlarlar olduğu gibi bir sürü blog, forum vs. sitelerinde link olarak da buluyoruz çizgi romanları yani sadece biz çağ dışı kalmamaışız bu konuda avrupa da hala çağın dışında. bir düşündükleri olmalı elbet insanların böyle durumlar için değil mi?
ömrümüzü siz değil de biz düşünelim. size kalması için düşünme noktasının aktif bir şekilde aramızda görmek isteriz sizi o vakit belki ciddiyetle dinler değerlendiririz söylediklerinizi.
ayrıca bir kısıtlama vs. demişsiniz diyarda neyinizi kısıtladılar. bir paylaşıma (link kırıklığını herhalde aştık zaman yettikçe düzeltiliyor diyerek. he aşamadıysak elinizde olan kaç paylaşımı linki kırılmışsa yenilerim diye düşünerek saklıyorsunuz. ya da kırık olabilecek elinizdeki çizgi roman linklerini hiç kontrol ettiniz mi? o zaman hala diğer kulalnıcılar gibi beklemelelisiniz.) ulaşmak istediniz de yasak mı koyuldu. ve hala o tartışmanın (ki yönetici ve üye eşit değil. despotluk var ya sözde) üzerine üyeliğiniz aktif yani kırık olmayan linklerden onca sözünüze rağmen sizdne hala bir kaşılık beklemeden yararlanabiliyorsunuz. takdir sizi nartık ne diyeyim. siz hala şikayetçiyseniz sizd ebir oluşum kurunda bizde nasıl olurmuş görelim en başta dediğim gibi.
bir şeylere karşı çıkmak, beğenmemek, kötülemek ve konuşmak çok kolay içinde olmadan. bir de buyrun içine girin bir zahmet. he içindeyseniz biz bilmiyorsak ta saklamayın kimliğinizi de ona göre değiştirelim derdimizi anlatma yolumuzu.
sevgiler.
Filmografi,
SilKargakara ile aynı firmadayız. Benim çizgiroman sitelerine kargakara kadar bir ilgim yok. Bu tarz siteleri de kendisinden öğreniyorum.
Ben daha çok "arada bir" alarak okuyanlardanım diyelim.
Kargakara konuya daha uzak birinin (yani benim), görüşleri alma ve anlama konusunda benim de katılmam için ricada bulundu.
Bu sebeple ben tartışmanın içeriği ve tepkiselliği konusuna daha çok takılıyorum.
Ayrıca sitenin içeriğinden çok yapısını eleştirme şeklinde kendimi konumlandırıyorum.
Avrupa'da bu işler iki türlü de gider. Eğer ki çizgiromana olan ilgi çok büyük olsun. İkisi de yan yana yürüyebilir. Forumlardaki amaç milyonlara ulaşmak değil zaten. Bloglardaki linkler ise genelde üye olunmadan bir tıkla alınabilen şeyler olmuyor mu?
Fakat ülkemizde çizgiroman raflarda dahi çok az ömürlü. Dolayısı ile paylaşım işini yapan insanlar, yani sizler de "iki" adetsiniz, çizgili forum ve çizgidiyarı.. Dolayısı ile çizgidiyarı olarak tüm kesimleri kucaklayacak bir konuma ulaştınız. (Çizgi romanı Türkiye'ye yeniden tanıtmak gibi)
Fakat forum yapısı ile geldiğiniz nokta, yapı ile konum arasında uyuşmazlık yaratmaktadır.
Sizin beklentileriniz ve arzularınız ile daha çok insanı kucaklamanız çok zor.
İnsanlar sadece üyelik zahmeti için bile forumlara girmeye üşeniyor. İnternette içeriğe hızlı ulaşım izni veren siteler ışıldar maalesef günümüzün kuralı bu.
Çizgili forum paylaşım için Vip üyelikle paylaşım yaptığı için, içeriğe kolay ulaşmak konusunda çizgidiyarı daha çok takip ediliyor (Page Rankinglere göre)bu sebeple.
Dolayısı ile paylaşım bittiği anda ya da sizler bıkıp forum kırık linkler ile dolduğu anda diyarın insan bereketi de gider ve her yer "çizgili" olur. Herhalde görünen köyde kırık linkleri sizin yerinize koyacak birilerini bulmak çok kolay bir iş değil.
(Sizin işiniz linkleri taze tutmak değil demek istediğim, aslında en son olması gereken bu, en sevdiğiniz hobiniz değil mi çizgiroman?)
Belki ilk hedefler herkes elindekini tarasın ve bütün sayılar tamamlansın olabilir. Bu hedefler bitmek üzere değil mi zaten?
Biten hedeflerin yükünü üzerinizden atmak ve bu eski çalışmaları diyarı tanıtmak için kullanmamak niye? (Anladığım kadarı ile)
Şimdi gelecek zamanı ve gelecek herkesi kucaklarsanız elinizde olabilir.
Ne kadar çok insan gelirse diyara o kadar çok çalışmalarınız taçlanmaz mı?
Balonlama ülkemizdeki çizgi romanların geleceği değilde nedir ?
Hatta daha da ilerisi neden internette yayımlanan tamami ile yerli, amatör online çizgiroman olmasın, hazır dergisi var iken.
Bu işlerde sizin vitrininiz nedir, sizce geleceğe hazır mısınız?
Balonlamada çok değerli blog siteleri de var önümüzde örnek verebileceğimiz, sizin diğerlerinden farkınız elinizdeki taramalar mı sadece ?
devam..
SilTorrent oluşturmak kolaydır,sizi forumların saldırısından korur (kırık linklerin oluşması şikayetle oluyor gibi bir şüphem var) hatta genelde usenet en güvenli seçenek olsa da torrent herkes için uygundur. Fakat torrent tek başına hiçbir anlam ifade etmez.
Önemli olan bu işin vitrinidir bilinirliğidir. Fakat dahada önemlisi üretkenliktir.
Bu sebeple vitrini olan bir blog sitesi bunu yapsa dahi kafidir.
Sizin önerdiğiniz seçenek üzerinden gidersek, bitmiş bir ürünü alabilirim. İnternetteki bütün balonlamaları alır ve bir portal oluşturur sizin ürettiklerinizi koya koya bir yerlere varırım.
Fakat ikinci kalem olan üretkenlik benim sitemde olmaz.
Sonuç olarak gerçekten bu yazılanlar uygun geliyor mu?
Gerçekten istediğiniz bu mu?
Kavgalarınız hali hazırda varken benim aradığım bir yenisi değil.
Hayır aksine yaptığım şey bir tespitten başka bir şey değil.
Benim terk etmem gereken bir diyarım yok, aksine adımımı içine atmaktan korktuğum..
Önemli olan sağduyu sahibi olarak konuşmak. Bu sebeple burada konuşuyoruz değil mi? Diyar sonuçta biraz daha savunmacı olacaktı.
Şu anlayış var hep, ekmek yediğin yere pisleme. Ben daha girmeden pisledim bile..
Umarım sadece koktuğu ile kalmaz, aksine toprağı bereketlendirir.
Zaten çizgidiyarı da çizgiliforuma bir tepki değilde nedir?
Siteler kapanmaz evet, sonuçta iki yıl sonra da burada olacaksınız sitenin sahibi olarak. Fakat sülük, asalak, diyarı pisleyen, sabırsız kişiler.. bütün bu insanlar istediklerini alıp gittikten sonra çizgiliforum demez mi ki siz bu kadar şeyi paylaştınız ta ne oldu, nerede bu insanlar?
Böyle bir durum sizde bir bıkkınlık bir hayal kırıklığı olmayacak mı?
O kadar emeğinizi balonlamalarınızı çok az kişi farkında olurken...
Oysaki facebook sayfanıza baktım. O binlerin hepsi okusa ne güzel olmaz mı?
Halihazırda bir isim ve bir diyar varken bunları yapabilecek ruh ve azim varken her şey daha güzel olmaz mı?
Bu arada çizgiliforum yapısı ile konumu uyan bir forum görüntüsünde.
Bu sebeple onları örnek gösterirken bu bakımdan kesinlikle eleştirmiyorum.
(Şu an için internette aslında "yok" gözükmelerini bir tercih olarak algılıyorum)
Paylaşım şekli ve amacı kesinlikle belli, çizgiromanı kitlelere sevdirmek gibi bir amaçları yok,biriktirmek yeterli.. Böyle bir oluşuma katılmak istiyorsanız gerçekten "sevmek" ya da "terk etmek" gerekiyor.
Kavgalarınızdan anladığım kadarı ile vip sistemi adil ve standartları olan bir yerde olsa imiş (atıyorum 20 tarama=vip), sevenler çokta üzülmeyecekmiş. Ama bunlar benim için önemli değil, çizgiliforumu ancak "sevdikten" sonra eleştirebilirim.
Yazınızın çoğu noktasına katılıyorum aslında. Keşke çizgiromanı onbinler okusa ülkemizde. O zaman size diyecek hiçbir şeyim kalmaz (evet hakaret söylemli içerikler de dahil). Onbinlerin olduğu bir yerde benim dediğim bir sitede zaten olurdu.
Sonuç olarak kargakara diyardan atılmadı belki ama "sevemedi", gitmesi gerek, güle güle yolu açık olsun.
Normalde gerçek hayatta bile, üç seçenek ile gidersiniz; küfür ederek, dava ederek ve kavga ederek.
Konuşarak, eleştirerek ve tartışarak.. bu kavramlar ülkemizde yok.
45 yaşından sonra karı değiştirilmez metres alınır.
Ülke olarak biz 100 yaşındayız...
Sözlerimi, en iyi araba dahi başka bir arabaya bakılarak yapıldığını, dolayısı ile sizin şu anki yaptıklarınız ve emeklerinizin değerini sorgulamadığımı, beklentimin ve umudumun bu arabayı görmek olduğunu ve bunu yapacak "bir genç" in aramızda biryerde olabileceğini hatırlatarak bitirmek istiyorum.
Bol çizgiromanlı günler.
Dili "olumlu" kullanmanın hoş bir örneğini vermişsiniz. Sıkılmadan okudum. Katılmadığım yerler elbette var ama katılmam veya katılmamam çok önemli değil, önemli olan dışardan bir gözün manzarayı resmetmesi ve bulunduğu yerden görünen çıkış noktasını göstermesi. Mesele şu ki, başkalarının bulunduğu yere sizin işaret ettiğiniz çıkış noktası ya uzak kalıyor, ya da görüş alanında değil, ve belki de daha yakın bir çıkış aramak daha akla yatkın bu konumda olanlar için.
Silöte yandan Çizgidiyarı'na oranla Çizgiliforum'un amaçları ile daha örtüşür bir durumda olduğunu söylemiş ve görünmezlik durumlarını da de kendi tercihlerine bağlamışsınız. Bu konuda hak veremeyeceğim size. Birincisi, ÇF amacları içinde çizgiromanı sevdirmek ve geniş kitlelere yaymak temel hedeflerden biriydi. Buna bir süre hizmet edildiği yadsınamaz elbette, ama Diyar'ın ortaya çıkası ile oluşan yeni dengeyi anlamlandıramadılar ve anlamlandırıp yeni yorumlar getirenlere de sıcak bakmayarak bir çıkmazda buldular kendilerini. Bu nedenle gerekli değişim sürecine girmek yerine "hedef küçültme" yoluna gittikleri aşikardır konuya yakın olan ve işin tarihçe boyutunu bilen herkesçe. Hedef, "biriktirmek" halini aldıysa eğer, bu, genişlemenin mümkün olamadığı gerçeğini içten içe kabul sonucu ortaya çıkmıştır. Oysa, VİP sistemi dışarıdan yeni insanların duhul etmesine kısıtlama getirmekte ve "biriktirme" hedefine ulaşmayı daha uzun bir zamana yaymakta. Hal böyleyken, artık hedefin "biriktirme" olduğunu söylemek de anlamsızlaşıyor. Hedef "daha uzun zaman"dır artık. Daha uzun zaman yaşamayı sürdürmektir, bir başka deyişle. Özetlersek, ne olursa olsun "yaşamaktır!" Şu an için fazlasını hayal bile edemedikleri de aşikar kanımca. Yani, ÇF'un şimdiki durumunu hedefleriyle uyum içinde olmak olarak yorumlamak çok doğru olmaz, gerçekler hedefleri küçültmüş, temel noktaya; "hayatta kalmaya" odaklamış ve forum yönetimi de bu hedefe kilitlenmiştir. Hedefi ve yapısı arasındaki uyum, gerçekliğin direttiği şeyleri zorunlu kabulden başka bir şey değil açıkcası..
sevgili adsız
Silbu söylediklerinizin hiç birini biz bugüne kadar niye düşünemedik acaba diye hayıflanıp duruyorum. balonlama geleceğimiz, insan sayısı arttırmak için vs. vs. vs.
ben bir türlü dili "olumlu" kullanmayı beceremiyorum.
çok mu dolduk nedir? her önüne gelen hiç bir şey yapmadan sadece konuşup, akıl vermeye çalıştığından mıdır ki?
akıl veren çok oluyor da işin ucundan tutan yok.
asıl sorular bunlar olmalı diye düşünüp, daha fazla uzatmadan ve tersleşmeden kapatayım ve yerime çekileyim bir daha ki ilginç fikirlere kadar sevgiler... :)
:) dili "olumsuz" kullanmanın güzel örneklerini de severek okurum filmografi dost... bence görüşleri, içerden-dışardan diye ayırmadan, ne dendiğine odaklanarak değerlendirmek olanı biteni daha iyi kavramaya yarıyor. o yüzden her söz önemli.
Silkendini ifade için küfre başvuran bile, onu bu tercihe iten nedenler olduğuna dair fikir vermeli bize. konuyla hiç alakası olmayan veya çorbada tuzu bulunmayanların görüş serd etmesi, belki de konuyla hiç alakası olmayanlar katagorisinde yer almadıklarının göstergesidir... hatta, sizin ve bizim düşündüklerimizi yineleyen fikirler dahi sunsa bu hariçten okunan gazeller, işin neresinde hata yaptığımızı, nerede yanlış tercihe yöneldiğimzi kestirebilmemiz için bir veri sunar. illa da kesin doğruyu yansıtması gerekmiyor bu veri'nin. sadece "ortada" olana, yaşadığımız çizgiroman aleminin düzen tutturamamış oluşuna getirilen bir eleştiri olarak bakalım ve reddetmek yerine, farklı düşünenlerin düşünce farklılıklarına göre yer aldıkları kategoriye bir çentik daha atalım. kısacası, söylenen her söz söylenmeyene oranla kıymetli.
@Filmografi @Mr. Yer6
SilSize hedef vermek değil niyetim. Balonlama, çizer toplantıları vs. bunlar hep sizin yıllarca tartışıp karar verdiğiniz ve çaba göstererek ulaştığınız şeyler. Emeklerinizi foruma giripte görmemek için kör olmak lazım. Ben zaten hiçbir noktada içeriğe karşı çıkmam (İçerik bir sitenin özgün uğraşısıdır).
Örnekle renklenirsek;
Pucca varmış, günlük-blogmuş; içerik nerede? sorusu gelebilir hemen. Gerek yok, önemli olan söylem.
Ben onu dahi yapamadım, dilim biraz daha “vikipedi”. Öğrendiğimi ısıtmadan satarım.
Hele ki konuya yabancıyım; bu konuda kesecek ahkamlarım en fazla "sıkıcı" olurdu.
Hiç singapur çizgiromanı var mı? Uzakdoğu bir tek Japonlardan mı oluşuyor?
Siyaset konuşulmuyor belki ama çizgi romanlardaki siyasi görüşlerin analizi nasıl? Ken Parker uzun tüfeği ile mi at koşturuyor sadece? Ten Ten vardı geçen gazetelerde, hemi biraz "öyle böyle" hemi de "ırkçı" imiş. Sosyolojiden anlayan ya da davranış bilimci bir arkadaşın yazısını okumak çok keyifli olurdu, evet.
Şimdiden sıkıldım yazdıklarımdan, içerik eksik ise forumlar bu içeriği doldurmanın imece yeri değil mi zaten? Bu dediklerimi kazanda pişen çorbaya havuç ve patates getirerek-katkıda bulunarak- söylemek daha uygun olur bence de.
Hatta bir “webmaster” bile değilim. Tutacağını düşündüğüm her fikri bir Master’a danıştım. Yoğun savunmalarım, avunmalara dönüştü. Aslında divxplanet dedim torrent dedim cesaret ettim size de. Dün yatakta aklıma geldi her sayfadaki sayı için ayrı torrent olur mu? Olmaz belki, “seed” etmekte bir sorun, uyanmadıkça rüyalar hep güzel.
Tamam en kolayı ne benim için? Tespitte bulunmak. Doktor House değiliz ya, tespitten ölen yok; rahatımız yerinde.
Nasıl ki siyasetçinin, herkese iş herkese yemek söylemi mevcut ekonomik yapıda eriyip gidiyorsa, çizgili forumun iddiası da maalesef fazlaca "güneş" görmüş.
Hedef vermek kolay hedefe ulaşacak yapıyı tutturmak zor. Maalesef size bir yapıda öneremem. Önerdiklerim yukarıda, ben mevcut “yapılar” içerisinde bir yazanım sadece .
Yazı kalır, biz bunu çok tartıştık dediniz “belki aranızda” şimdi burada bu tartışma da yazıldı duruyor. Keşke katılım daha fazla olsa idi. Keşke diyarda da yazılı bir tartışma olsa, hatta nasıl bir diyar istersiniz anketi olsa. Paylaşım şeklinden yeni bir sitenin kurulmasına kadar herşey konuşulsa (yöneticiler hariç tabii, yönetici daha çok “moderatör” olmalı böyle şeylerde, insan ister istemez çocuğunu savunmaz mı?). Belki ben tespitte hatalıyımdır, anket sonuçlarında herkes mutludur.
Neyse bunlar önemli değil çizgiroman okuyan bir insan kitap ta okur,ben öyle başladım yazıları çözmeye, sanırım Laurel ile Hardy idi. Okuyan insan da az biraz daha “geniştir”, sprodan çalıyoruz yarattığımız zamanı. Bunu görmek için yazdım, mr. yer6 ile konuşmaktan keyif aldım, teşekkürler.
Filmografi tepkisel ve olumsuz olabilir bir insan yazarken, küfür ve hakaret olmadığı sürece sıkıntı yok, “yazılanlar değersizleşmedi”. Katılım yaptığınız için size de teşekkür ederim.
Kargakara şimdi yanımda, kabarıp gaklıyor; keyiflendi sıpa.
Dün işlerin yoğunluğundan dolayı ben de bir cevap yazamadım.
YanıtlaSilTartışmaya aktif olarak katılmayı ise özellikle kaçındım.
Açıkçası ben diyarda üç dört yıldır üye olan birisi değilim, bu konuyu netleştirelim. Bu sebeple üyeliğim ve geri kalanlar çok önemli değil.
Forumlara insanlar genellikle üyelik zorunluğu olduğu için üye olurlar. Çoğu zaman bir program ve başka bir ihtiyacı gidermek gibi.
Her insan gibi benim de pek çok ilgi alanım var ve çizgiroman ilgi alanlarımın arasında çok küçük bir kısmını kapsıyor.
Fakat arada çizgiromanı çok sevdiği için küçük yeğenim benim adıma da diyarınızı ziyaret eder (di). Ona güzel bir reader bile aldım, okumaya hevesi olsun diye.
Kendisinin istediği çizgi romanlar için de kırık link basmasını foruma sorarak danıştım. Burada yaşanan aksaklıktan, dolayı gelişen olayları da normalde umursamadan geçiştirebilirdim.
İkimizde mahlaslarımız üzerinden uzun uzadıya küfür edebiliriz. Askerlerin dediği gibi "küfür" üniformadan akar.
Fakat olayları yaşadığımız ortamda sadece "internette alınmış mahlaslar" yok, 45 yaşında kelli felli koca göbekli bir adam (fotosuna değin her bilgisi ile karşımızda)ve küçük yeğenim var. yani tartışmanın ortamı sanal alem değil, bizzat kişileştirmeler var.
Kadıköy olsun Taksim olsun yıllardır gittiğim ve hatta yaşadığım yerler. Belki bir yerlerde yan masalardaydık bile.
Sokakta küçük bir çocuğu azarlayan saldırgan bir üslup kullanan insana karşı olsanız ne yapardınız?
İnsanlar internete kendi kimliklerini koyarken daha dikkatli olmalıdırlar diye düşünüyorum.
Kanlı canlı bir şahıs benim yeğenime insan ol diyorsa ben de yeğenimi korumak durumundayım.
Çünkü yeğenim koca koca amcalarının neden kendisine hakaret ettiğini, neden sevilmediğini anlayamıyor.
"Adsız" yaşanan tartışmanın kişiler üzerinden gitmesini anlamsız bulduğu için esas sorun olarak gördüğü "şu anki mevcut yapının işlevsel olmayışına değindi". Mevcut yapı adamı delirtirmiş..
Hmm evet güzel de soruyorum burada beni ilgilendiren ne?
Adsız ile konuyu tartışıyoruz. Siz de bu tartışmaya girdiğiniz için teşekkür ederiz.
Umarım bunu yaparken yapıcı olmayı başarabilmiş ve çok basit amaçlı diyarı kullananlar içinde hoşgörü ortamının gerekliliğini ifade edebilmişizdir.
Arada bir "müşteri" de haklıdır.
Sevgili Dostum Kargakara,
YanıtlaSilTeşekkürler yazın biraz "uzun" olmuş. Uzatmaları kimse sevmez. Bu ortamda da anlayışlı insanlar olabileceğini hep birlikte gördük.
Kişisel olarak Kargamı haklı bulduğum için yardımcı olmaya çalıştım.
Tartışmanın fazlasının kimseye faydası yok. Bu sebeple uzatmadan biz de kendi diyarımıza çekilelim ve insanların sabrını zorlamayalım.
"Adsız" kendine yabancı bir ortamda yazdığı ve tartıştığı için mutlu, ondan da daha fazlasını istemeyelim.
sevgili adsız ve özellikle karakarga
YanıtlaSilinanın diyar (bazen aksi durumlar yaşasakta) sizin tahmininizden çok daha hoşgörülü bir yer bir çok yere göre. ki şahsım yöneticiyken ve hala ayrılmış ama toplantılarda bulunup fikir üretirken bile hoşgörüsüz dediğiniz yönetici dostlarımdan "daha hoşgörülü olmalayız" diye uyarılar alıyorum. bana kalsa şu an eksik bulduğunuz hoşgörü ortamı bile fazla. bana kalmaması herkesin hayrına yani... :)(sizin şahsınız üzerinden söylemiyorum.)
sizin olayınız bence o an denk gelmesi ile alakalı bir durum daha önce de belirtmiştim. sonuçta karşısındaki kişinin yiğeniniz olduğunu bilemezdi çıkışan yönetici arkadaşımız. tabii yiğeniniz sizin mahlasınızı değil de kendi mahlasını kullanıp kendini tanıtmış olsaydı forumda bir zamanlar küçük bir arkadaşımız olan şükrü gibi o da hoşgörünün en büyük pastasını alırdı tarafımızdan emin olun.
ama herkese her an aynı hoşgörüyle yaklaşım olmuyor her zaman. siz olmasanız bile sizden öncekilerin doldurduğu bir hoşgörü sınırı mevcut ne yazık ki. bizlerde insanız sizler kadar deyip bu konu hakkında ki son düşüncelerimide yazıp bitireyim.
hep foruma mecbur üye olur insanlar diyorsunuz ama üye sistemsiz bir yer olsa o zaman kimse hiç katılım göstermeyecekti tıpkı sizin üye olduğunuz halde yaptığınız gibi. ve bizde bir süre sonra bu işi ne diye yapıyoruz diye kendimize soracaktık. yorumlarınız, katılımınız bizi bu işi devam ettirmeye yöneltiyor. hiç ses çıkmayan bir paylaşım alanı düşünün neye yarar ki.
elinizi vicdanınıza koyup söyleyin. size bir şeyler ulaştırmak için o kadar didinen insanlara bir teşekkür bile etmediğiniz gibi birde üstüne link kırık diye şikayet edip bir gün birisi size ters davrandı (ki her gün olan bir olay olsa her üyemiz çeker giderdi herhalde) diye o ortamı hoşgörüsüz vs. diye yargılamanız doğru bir davranışmıdır. istediğiniz hoşgörüyü sizinde göstermenizi dilerim.
(not: 4-5 senelik demedim diyen olduysa da dediğim gibi herkesin toplamından patlayan bir olay olduğu için bu şekilde genellenmiştir. sizin için zaten 1 senelik ve 12 mesaj yazmışsınız (12 mesajda kırık link hakkında) diye ilk yazımda belirtmiştim.)
tekrar sevgiler...
Turp falan diyolardı. Hani nerde. Kara kış için depoda saklıyorlar herhal.
YanıtlaSilSanırım herkes önünü görebileceği berrak günlerin gelmesini bekliyordur. Gidişatın umut vadettiğini düşünen kalmışmıdır bilmiyorum, ama durum ortada.
SilÖte yandan, Vipcortist'in hala ziyaret edilmesi ilginç... :)
internet forumlarinda paylasim yapmaya ilkin DivX forumlarinda baslamistim. paylasim yapmamin tek sebebi de aldiklarima bir karsilik vermek idi. zira paylasim yapmak ayni zamanda bir vicdan isidir, populerlik isi degil. Ben çok az sayida olsa da yaptigim paylasimlarda vicdanimin sesini dinledim her zaman.
YanıtlaSilDivX forumlarindan ögrendigim bir paylasim adabi vardi: Kimse kimsenin yaptigi paylasimi çalamaz, çaldiginda da fark edilirse aninda forumlardan sutlanirdi. Elbette ki yeni sistemlerin ortaya çikmasiyla eskiden yayinlanan paylasimlari duzenleyip paylasabilirdiniz fakat bunu kendi paylasiminiz gibi gosteremezdiniz.
Bu forumlardan ögrendigim paylasim adabi bana her zaman yol gosterici oldu. Hiç bir zaman baskasinin emegini çalarak populer olmamayi ve her zaman vicdaninin sesini dinlemeyi ögretti.
Tarayicim yoktu. (Artik var...) O sebepten dolayi baska sitelerden indirdigim (forumlar degil) bazi kitaplari CF'de paylasmistim.
Gel gelelim CF'de her zaman baskasinin belki de saatlerce harçayarak yaptigi taramalarin nasil çalindigini çok net gördüm. Ustelik kendileri yapmis gibi (Bu linkleri sadece VIP uyelerimiz gorebilir)yazisi ekliyorlardi. Hatta daha vicdansiz olanlari X forumdan indirdiklerini üzerine kendi ismini kaziyarak paylasiyorlardi.
CF için benim açimdan bardagi tasiran son damla ise tek ilgi alanim olan E-kitap bolumunun kapatilmasi olmustur. Forumun geridonmesine tam sevinmis ve yeni alismaya baslamisken tek ilgi alanim olan e-kitap bölümü de kullanicilara kapatilmis durumda.
Bu konuda soru sormak atesten gomlek giymek gibi birsey. En son soru soran üyenin mesajinda ise kocaman bir asma kilit duruyor. Özelden kendilerine gayet kibar bir dille sordugum sorumu yanitlamadilar bile...
Demekki kimse kimseyi kaale almiyor. Insan kendini bir kötü hissediyor boyle olunca.
CF'de adeta bir demiryumruk tarzinda bir yönetim uygulanmaktadir. Bu da günümüz forum anlayisinda alabildigine terstir.
Elinin altinda bilgisayar ve internet olan ve google aramalarini iyi bilen herkes o paylasimlara ulasabilir. üstelik isimsiz olarak. VIP olmadan, özgürce.
Ankara üniversitesi gibi açik bir platformdan aldigi gazeteleri sadece VIP ile paylasanlar, Xforumundan aldigi kitabi üzerinen Nitropdf ile ismini kaziyan ve kendi adina paylasanlar ve daha neler neler... Aylar geçmesine ragmen VIP ile ilgili bir adim atilmis degil. milletin VIP olabilmek için açik olan forumlarda birbiriyle mesaj atma yarisina girdigini gördügümde gözlerim yasariyor. CR ilgisi olmayan bir kimse, ya da bir üniversite ögrencisi, ya da bir akademisyen, ya da bir doktora ögrencisi. Aranizda herkesin bulunabilecegini dusunmeniz gerekirdi CF yoneticileri. Cunku kimse forumda gorundugu gibi degil.
Sözün kisasi, benim CF ile isim bugünden itibaren bitmistir. Sayin mr.yer6'nin her tarafta kisilan sesimin burada duyulmasini saglayacagi umuduyla yazdigim mesaji yayinlayacagini umarim.
Çizgili Forum maalesef forum olmaktan çıkmış, birkaç kişinin iletiştiği bir ortam halini almıştır. Tabir caizse kendileri çalıp kendileri oynamaktadırlar. Hele forumda bazı kişilerin taradığı her çizgi romanı ısrarla VIP'lerle paylaşması cinnetin son merhalesidir. Sağduyulu Kolibri artık VIP sisteminin revize edilmesinden yada kaldırılmasından daha bir - iki gün önce bahsetmişti. ÇF'nin önünde 2 yol vardır artık. Bütün kilitli adresleri açmak (Çoğunun çalıştığını sanmıyorum, ölü olan linkleri yenilemelidirler), ekitap forumunu eski paylaşımcı üyelerinin gönlünü alarak hayata geçirmek, tabiki forumu anlamına uygun bir düzenle yönetmek.
SilBu yapılırmı bilmem, yapılmazsa internet mezarlığındaki yerini kısa zamanda alır.
Ruh bedenden ayrılınca beden halen hareket ediyorsa, buna bizim camiada Zombi denir. Şöyle sıkı bir Voodo büyücüsü ayarlayıp ruhu cehennemden geri çağırıp tekrar benede sokabilirlerse ne ala.. :)
SilYazı güzel ve anlamlı. Yanlız hafzalamın almadığı bir konu var: Bu arkadaş madem skıntısını stresini paylaşmış, ismini neden paylaşmamış, biraz cesaret lütfen
YanıtlaSilGerekçesi sizle aynıdır büyük ihtimalle. :)
SilBir de yukaridaki yazima eklemek istedigim bir nokta daha var. CF'de yapmis oldugum paylasimlara ulasamiyorum. Hepsinden en kötüsü bu...
YanıtlaSilBenim paylasimlarima baskasi nasil ulasmami engeller? Hangi gerekçeyle? Paylasim yapmis arkadaslara bir ayricalik saglanabilirdi. O da yapilmadi. Forumda Takrir-i Sükûn Kanunu çikmis gibi resmen.
isim konusunda sunu söylemek geregini duyuyorum. Eger forum biraz toleransli olsaydi, ben ismimi paylasirdim. Ama onlar toleranssiz bir biçimde forum yönetirse, ben de ismimi paylasmam. Bilirsiniz, totaliter yönetimlerde çikan dergilerde yazan taninmis yazarlar bile elestirel yazi yazarken isimlerini gizleme ihtiyaci duyarlar. Benimki de bu sebeptendir...
Demiryumruk yönetiminin kilitledigi bir baslik, resimde en altta görülüyor. Onun disinda millet geyige sarmis... Kimin kilitledigi ise son iletide belli oluyor. açinca agzini tokadi yapistiriyorlar...
YanıtlaSilhttp://l1304.hizliresim.com/18/m/m7dff.jpg
Bu forum bu kadar insanın hakkını gaspettiyse neden mağdur olan arkadaşlar bir araya gelip bu duruma bir dur demiyorlar. Bireysel anlamda sıkıntısını anlatan çok ama mağduriyetleri gidermede en azından malum foruma hakkımı neden gaspettin demek, tabi bunu toplu dile getirmek zormu?
YanıtlaSilFARAKLİT...
Eh, burada bir yekün oluştu sayılır. Lakin karşı tarafın da denileni işitmeye istekli olması lazım. Şikayetçilerin foruma yazdığı her mesaj silinerek görülmesi engelleniyor, rahatsızlığını dile getiren herkes cezalandırılıp uzaklaştırılıyorsa, demek ki kulaklar kapalı. Geriye fazla seçenek kalmıyor. Bırakın bildikleri yolda yürüsünler, birbaşına kaldıklarını fark ederler eninde sonunda. Fark ederler ama itiraf ederler mi onu bilmem. O kadar geciktiler ki, itiraf bile af'fa yetmez artık.
SilBence biran önce itiraf etmeleri gerek, zira anladığım kadarıyla 10 kişilik bir kanka grubu olmuşlar kadıköyde şurda burda oturup geyik çeviriyorlar artık. O sitenin mazisini çok bilmem, (2010 yılında kayıt yaptım bir kitap gerekiyordu ama link kapalıydı,rica ettim timurkaan diye bir arkadaş kitabı vermedi ama verdi veriştirdi sağolsun. bu yılın başına kadar da uğramadım ) ama anlatılan kitap ve dergi konusunda arı gibi çalışan bir yermiş, forumun bir yerinde miytra diye bir yönetici bir yılda 1000 kitap tarandığından bahsediyordu. Muazzam birşey bu. ama şimdiki durumları da acınası bir durum.
YanıtlaSilKimseyi aşağılamak haddim değil lakin böyle toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren ve içinde elit insanlarında bulunduğu bir grubun daha profesyonel kişilerce yönetilmesi gerekti. orada gördüğüm Savatage, timurkaan palio vs bunlardan yönetici olmaz.
o sitede rahatsız olduğum birşey daha vardı: Banlanma bölümü. arkadaş ne saçma insan onurunu ne kadar rencide eden bir bölüm... bazen bu adamların okudukları çizgi romanların gerçekdışı dünyasından reel dünyaya geçiş yapamadıklarını, çocukken okudukları çizgi romanlarla hala çocukca davrandıklarını düşünüyorum.
Yazık o site o hale getirilmemeliydi. Şimdiki türev forumların da o sitenin misyonunu tam olarak dolduramadığını düşünüyorum
Faraklit
Zirvedeyken yılda taranan 1000 kitap-dergi rakamı aşılmıştır sanırım. Forum 5. yaşına girdiğine ve Palio68'in bu güne kadar yaptığı tarama sayısı 5000 diye rivayet edildiğine göre (saymadım) sadece bir tek o yılda 1000 rakamını doldurmuş olmalı. :) Kaldı ki bir ara yığınla insan harıl harıl çalışıyordu. O günlerden bu günlere gelen forumun iyi veya onun da asgarisi "doğru" yönetildiğini savlamak herhalde komik kaçar. Gerçi buna gülen olur mu, bilmem. Birey birey yöneticilerin yönetim becerilerine hiç değinmeyelim, sorumluluğu topluca yüklendiklerini düşünelim bence. Ortada hata yapanlar varsa ona göz yumarak hataya katılanlar da vardır ve iyiyi kötü olanla eşitler bu durum.
Sil"Banlanma" daha doğrusu "uyarı ve cezalar" bölümü gereklidir forumlarda. Bu bölümler foruma üye olmasa dahi her bağlanan kişi tarafından görüntülenebilecek şekilde tanımlanır, böylece ceza alan üye foruma giriş yapamasa dahi burayı takip ederek başına gelenlerin nedenini öğrenebilir. Ancak sadece ÇF'de değil forumların büyük çoğunluğunda bu uyarı alanlarının ceza alan üyeye haddini bildirme bölümü gibi kullanıldığını görüyoruz. Bir tür hesaplaşma, forum yetkilerini kullanarak üyeyi ezme alanı gibi değerlendiriliyor buralar. Bir forumun nasıl insanlar tarafından işletildiğini anlamak için ideal bölümler olduğunu düşünürdü herhalde Polyanna.. :)
İnternet aleminde kimse vazgeçilmez değildir yaklaşımının ÇF'de sık sık dile getirildiği olmuştur. Fark edilmesi gereken, kişiler gibi forumlar da vazgeçilmez olmadığıydı aslında. İki ÇR okuyacam diye insanların eğilip büküleceğini, koşulsuz biat edeceğini ummak yanlıştı, hele ki alternatif ortamlar varken.. Farklı bir ruhu olabilir alternatif mekanların, ama misyon açısından bakarsak çok da eksik bulmak mümkün değil artık.
ÇF benim adıma hep uzaktan kalıp seyrettiğim bir forum oldu. Burayı keşfetmeden önce de kim ne yapmıştır bilmezdim. Bir arada Eskite sardım, ama 2010 yılındaki fakir öğrenci değildim tarayıcım kitaplarım vs de vardı tarama yaparak foruma girdim, ama orası da bir tuhaf. ara ara kitap taradım bir süper ultra vs bir kademe üste çıkamadım, ama ilginçtir bazıları sürekli kademe atladı, forumun modlarından birine sordum, bana dediki kardeşim o süper üye olanlar ÇFnin eski üyeleri ve onlardan biri bize gelirse direk üye yaparız ve gerçekten öyle oluyor eN son Alp yağmuru süper yaptılar, bize hava.. bizimde forum kurucusunun tanıdığı Mı olmamız gerek. Tuhaf anlamadım ben bu adamları ne ÇFyi ne de Eskiti. çfden adalaet isteyen Eskitin kendisi neden adil olmuyor acaba.. Ne dersin YEr altı?
YanıtlaSilFARAKLİT
Doğrudur, ÇF'den gelen ve orada VİP olan herkes Eskit'te kafadan süper üye yapıldı bir zaman. Büyük ihtimalle ÇF'de çabaladığı gözlenen ama orada bir türlü VİP yapılmayanları da süperlemişlerdir. İncelemedim, bilmiyorum. :) Bir tür adam ayartma yöntemi midir, yoksa insanlara hakkını teslim etmenin çıkaryolu mudur kestirmek güç. Her ikisidir büyük ihtimalle. Hariçten gelen ve ÇF'den tanıma şansı bulamadıkları üyeleri gerçekten çalışsalar bile süper yapmıyorlarsa, süperlerin eriştiği mekanda gözlerden gizli tutmak istenilen şeyler olabileceği aklıma geliyor. Olmadığını söylüyorlar ama bu tutuma başka nasıl bir açıklama getirilir? Bir ihtimal, süperlerin erişebildiği alanlarda gizli malzemeler, hazineler var sanılsın da millet süper olmak için tarayıcıya abansın mantığı olabilir. Tabi süper olma süreci ne kadar uzatılırsa forum da o kadar karlı çıkar bu işten, üye sonunda hayal kırıklığına uğramış, ne gam!
SilYine de belirtmek lazım; kimi zaman gözden de kaçabilir üyelerin yaptığı güzel şeyler. Mesela modların çoğunluğu, klasik edebiyattan hoşlanıyordur da siz bilimkurgu türü şeyler tarıyorsunuzdur, o yüzden gönüllere hitab edemiyorsunuzdur, onlar da daha çok dikkatyerini çeken klasikçilere yoğunlaşıyordur. Olur böyle şeyler. Sonuçta adalet filan beklentisi boşa. İnsanın olduğu yerde çoğunluğun oyuyla belirlenmiyorsa alınacak karar, azınlık olan yöneticilerin oylaması yoluyla bile olsa, adaletin tam karşılığını bulmak mümkün değil. O nedenle oy'u da devreden çıkarıp bu tür kademe geliştirmeleri ölçülebilir unsurlara bağlanmalı. Tarama sayısı, mesaj sayısı gibi kriterler konması işleyişin keyfi olmadığını kanıtlar, üyeler de ne yaparlarsa ne elde edeceklerini bilirler. Aksi taktirde havanda su dövüldüğü fikri kısa zamanla soğutur üyeyi. ÇF'de olan budur biraz da.
Yalnız bir itirazım var: Yorumunuzda Eskit'in ÇF'den adalet isteyenler tarafından oluşturulduğunu düşünüyormuşsunuz gibi bir izlenime kapıldım. Kanımca yok öyle bir şey. Hiç olmadı... Ha, ÇF'de aradığını bulamayanlar Eskit'e geçmiş olabilirler ama yeni mekan ve yeni pozisyonlar bakışı hemen değiştirir bir çok insanın gözünde. Vipcortist'te sergiledikleri tutumlara bakarsak kurucuları gibi kendi bekaalarının peşinde olduklarını düşünmek için nedenlerim olduğunu da takdir edersiniz sanırım.
Bir ihtimal, süperlerin erişebildiği alanlarda gizli malzemeler, hazineler var sanılsın da millet süper olmak için tarayıcıya abansın mantığı olabilir.... tahmininize hak vermemek mümkün değil,zira dikkatimi çekti, süper üyelik öncesi harıl harıl çalışıp rengini yeşile çeviren bazı üyeler geçişin hemen ardından ortadan kayboluyorlar. Demekki forumda gizli hazine olduğunu düşündürmüşler insanlara..
YanıtlaSilBir de o forumda Kutuphaneci gibi bir adam varsa gizli paylaşımlarda muhakkak vardır.
SOOn paragrafınızdaki itarazınıza da hak vermek gerek. Adalet kavramını doğru yerde kullanmadığım düşüncesindeyim. Lakin ara ara o forumda sızlananlar da var. Atıldık, yıkıldık edebiyatı yapanlar.
Benim taramalarım çok dikkat çekmediği de bir gerçek forumda edebiyat tarih ve çizgi roman paYlaşımları revaçta. çizgi roman tararsan AİLEYE hızlı geçersin tarih tararsan popüler olursun, edebiyat tararsan yeni üyelerden bravolar yükselir. Ama benim taramalarım önemsiz herhalde. Aslında sÖylemiş olduğunuz objektif kriterlerin tespit edlmesi ve ona göre karar alınması gerek. ancak bu forumlarda bilimsel yöntemin bırak uygulamasını terimin gerçek anlamını bilen yönetici yok.
FARAKLİT
Demiryumruk yonetimi, yeni bir bildiri yayinlamis olmali ki yukarida linkini verdigim baslik hemen kaldirilmis... Tarihimizde buna çok benzer bir örnek, yukarida adini andigim Takrir-i Sükûn Kanunudur. Muglak metin (Vikipedi'de var)ile sinir tanimayan CHP butun muhalefeti supurmustu. CF'de öyle yapmis... Belki bence en ahlaksizi insanlarin paylasimlarinin uzerine yatmasidir. Alenen hirsizlik yapmis ve buna karsi çikani Tunç Eliyle (Bu daha uygun) saf disi birakmistir. CF hirsizdir. Yaziktir, gunahtir hiç mi vicdan yok sizde, saatlerce ugrasip insanlar tarama yaparlar, sen bir tek tikta hepsini elinin altina topla...
YanıtlaSilEfendim, baska basliklarda karsilik v.B. gibi seyler de soylemisler bazilari, hem de dobra dobra.
Eger hersey karsilikli olsaydi, pekçogumuzun kullandigi lisanssiz programlari kiranlar en buyuk enayi olurdu. Bu gun internetten tek tikta bir programi crackli bir sekilde bulabiliyorsak, bu onlarin enayiliginden degil elbetteki. Onlarin belli bir dusunceye sahip olmasindan...
Mesela, Youtube uzerine capture yapip video yukleyen biri de enayimidir? Bu da bir paylasim örnegi... Oraya mp3 yukleyenler? En buyuk enayi mi? Bir Conversion yapabilmek için su anda en az Core2duo pc almak gerekir. Ben sadece bu is için bunun da uzerine çikanlari gordum. Bunlar hep enayi mi?
Bir arkadasimiz var, ki hatiri sayilir tarih kitabi paylasti açiktan. paylasimlarinin Gizlilerinin sayisini sizler bilirsiniz. Gizli oy, açik sayim yapip, paylasimlarini açik yapan insanlar hakkinda neler dusunuldugunu bir oya koyalim. Insanlar sukran mi besliyorlar yoksa dalga mi geçiyorlar?
"Modern" yasam insanlari çok degistirdi. Ne de olsa birileri soylemis: "Bu devirde babana bile guvenmeyeceksin" Siz guvenmeyin babaniza, ben hala guveniyorum.
"Hırsız" ağır kaçmış biraz. Gelin şuna "Kapitalist" diyelim. :)
SilForumun e-kitap bölümleri kapatilana kadar kapitalizm geçerliydi. Fakat bu bölümler kapatildiktan sonra hirsizlik kelimesi uygun duser diye dusunuyordum.
YanıtlaSilAma bazen baskalarinin sozunu dinlemek yararli olabiliyor... O nedenle Kapitalizm'de anlasalim.
Haksizlik etmemek gerek, paylasim kulturu adina eksik de olsa ögrettigi seyler için tesekkurler çizgili foruma...
Geçen bir forumda admin kendisine bir master ögrencisinin gönderdigi tesekkur mesajini yayinladi. O ana kadar tek oldugumu dusunuyordum ama meger ne çok insan varmis e-kitaplar sayesinde egitimini bitirebilen... Ben de Yurtdisindayken bulamadigim kitaplari çizgili forumda bulmustum... Ne mutlu olmustum bir bilseniz... VIP falan umrumda degildi. buldugumla yetiniyordum. Ama gun geldi, elinin tersiyle ¨¨otelediler... paylasimlarimin da uzerine yattilar. mesajlarimin üzerine yatilar En çok zoruma giden de bu... Onun için sizin katilmadiginiz o kelimeyi kullandim.
Butun paylasimcilara paylasim kulturunu ogrettikleri için tesekkurler...